"Enter"a basıp içeriğe geçin

Warframe Ivara Leverian İçeriği

Merhaba arkadaşlar. Bu yazıda sizlere Warframe Ivara Leverian içeriğini paylaşacağım.

Ivara. Avcı. Bu hikaye bize tarihçi Porvis’in ‘Orokin Mahkemesinin Gizli Tarihi’nden geliyor. Daha önce Myrmidon’ın masalını duydun mu? Sorun değil. Efsane dışında doğuştan gelen bir canavar figürü; avı eşit olmayan biri. Warframe’ler bu kötü adamın avladığı bir şeydi. Artık herhangi bir kayıtta bulunmayan Warframe türlerinin, bu canavar tarafından tarihten silindiği söyleniyor. Hatırlanmayanlar. Bu kişinin Warframe’i yok etmesi değil, yüzleşmesi bile mümkün görünmüyordu. Özellikle birden fazla Warframe’e karşı durması pek olası bir durum değildi. Belki de Porvis biraz fazla abarmaktan keyif alırdı, ya da belki de cidden bir şeyler var. Ivara tarihinin oldukça erken dönemlerinde Myrmidon ile karşılaştı. Gerçekten de çok erken.

▌Salix Syandana

Porvis’in yazdığı kadarı ile, bir Dax acil durum çağrısı yapılmıştı, Bu çağrı Ivara’yı ve iki bilinmeyen Warframe’i, kıvrımlı bir mağara sistemine yönlendirdi. Oraya gittiklerinde Dax’ların etrafa saçılmış cesetleri ile büyüleyici biyoluminesan mantarları ile dolu bir yer buldular. Tahmin ediyorum ki, Salix Syandana’sının kıvrımları, agresif duruşu ve olağanüstü parıltısı eşliğinde orada mükemmel bir kamuflaş sağlamıştır. ‘Gizli Tarih’ bize Myrmidon’un bir sürü tünellere bağlı geniş bir odanın içinde bu üç Warframe’in önüne cesurca ortaya çıktığını söyler. Kırmızı ve altın zırhla kaplanmış bu figür, ilk Warframe’e bir hareket yaptı.Porvis’in tanımıyla ‘sanki düşen bir elmayı yakalıyormuş gibi garip bir kavrama hareketi’ olarak tarif etti. Ama gördüğümüz gibi bu bir selamlama değildi. İlk Warframe -bu hareketin alıcısı- olduğu yerde çökmüştü. Myrmidon, bahtsız Warframe’e bu dikkat dağınıklığından faydalanarak üzerine sıçradı ve o savaşçının kafasına avuç içi ile bastırarak üzerine çullandı. Korkunç ayrıntılarla anlatan Porvis, bu parıldayan zümrüt ışığından sonrasını, Ivara’nın savaştaki kardeşinin bir flaş eşliğinde sıcak bir toz bulunuta dönüşmesini anlattı.

▌Aksomati

Porvis bize bu masalın çoğunu ‘Yedi’nin üyeleri’ arasındaki kulak misafiri olduğu tartışmalardan ve fısıltılardaki tutarlı kalan detaylardan derlendiğini söylüyor. Bize ikinci Warframe’in de birinciyle aynı kaderi paylaştığını söyledi. Tepki veren Ivara hızlıca bir hareket yaptı ve hemen ortadan kayboldu. Ancak, Ivara’nın yönüne doğru yapılan bir kavrama hareketi ile güçleri kesilmişti, gizliliği ortadan kalkmıştı. Görünür bir vaziyette savunmasız kalmıştı. Yükseklerdeki bir oyuğa bir Dashwire oku fırlattı… ama tırmanacağı halat asla belirmedi. Kaçış yok. Myrmidon onun üzerindeydi. Avcı dönerek aksomati tabancalarıyla ateş açarak o şeytanı siper alması için geri püskürtmüştü. O şeytan kolunu, zırhlı kafasını korumak için bükmüştü. Bu kavrama hareketi anahtardı ve o hareketi yapmaması gerekiyordu. Ivara’nın bir plana ihtiyacı vardı ve bu plana hızlı bir şekilde ihtiyacı vardı.

▌Avia Zırhı ve Rubico

Ivara bir duvara koştu ve üstüne çıktı. Orada asılı bir şekilde bekliyordu, Myrmidon döndüğünde, Ivara’nın olmasını beklediği yeri patlattı. Yine aynı gösterişli hareketi yaptı, şansını denedi ve Ivara da onu gördü: bileğindeki bilezik kavrama hareketi ile beraber yumuşak bir şekilde parlıyordu. Ivara durduğu yerden fırladı, zarifçe işlenmiş Rubico’yu omuzladı ve Orokin yapımı nişangahı ile düşmanını hedef aldı. Avcı ile göz göze. İkisi de umutsuz bir atış gerçekleştirdi: Ivara’dan bir kurşun, Myrmidon’dan ise öldüren bir ışık. Yeşil ışık Ivara’nın Avia Zırhı’nın omuz plakasına çarptı ve toz haline getirdi. Ivara’yı kurtardı. Avcı kazanmıştı, yaptığı atış Myrmidon’un kolundaki cihazı kıvılcımlar içinde bırakmıştı. Ancak Myrmidon’un silahı ölümcül fonksiyonuna devam ediyordu ve onunla Ivara’ya doğru zümrüt gibi ışığı ve öfkesiyle saldırdı.

▌Artemis Bow

Ivara yere çarptı ve çevreleyen bir tünele sıçradı, Myrmidon’un atışı gözenekli oda duvarında bir oyuk açtı. Ivara, sırtını tünelin sonunda gölgeli bir yere yaslamıştı, o sırada Myrmidon’un silahı ateşlendi ve Ivara’nın tek siperini kesip parçaladı. Önünde duran silahtan bahsetmek için iyi bir zaman: Artemis Yayı. Avcının özel silahı ve çok iyi kullandığı bir alet. Bazıları, onun bu silaha ruh aracılığı ile bağlı olduğunu söylerken, diğerleri unutulmuş Orokin teknolojisinin bir ürünü olduğunu söylüyor. Porvis’in bize söylediği şey, savaşçının ve silahın neler yapabileceğini iyi bir şekilde gösteriyor. Aşınan siperinin arkasında, ölüme saniyeler kala, Ivara Artemis Yay’ını çağırdı ve yay da ona geldi. O silahı ile bir bütün idi. Ayağa bile kalkmadan yayını gerdi, havaya kaldırıp hedefini aldı -ok ile bütünleşti- ve atışını yaptı. Ivara’nın rehberliğindeki ok yolunu buldu ve koridorlardan, Myrmidon’a doğru gitti ve silahı boyunca uzunlamasına vurdu. Ivara’nın çevresinde, Myrmidon’un silahı patladığında duvarlar sanki flaş çakar gibi bir anlığına yeşil renkte parladı ve geriye sessizlik kaldı.

▌Oklar

Oksuz yay ne işe yarar? Peki bu oklar? Güneş sistemi hiç böyle bir şey görmedi, Ivara’nın gücü ile doğalırın değiştiren oklar. Uyutma, gizleme, hızlı ateş, efsanevi çok yönlülüğünün vücut bulmuş halidir. Ivara, bu kez düşmüş yoldaşları için yayını tekrar gerdi. İnsan üstü bir hız ile art arda yaptığı atışlarla Myrmidon’un zırhının kabuk görevi gören parçalarını kopardı. Askılar kopuyor, klipsler patlıyor, amacı ve süratinin doğuştan gelen isabetliliği ile hızlı bir şekilde vuruyordu. Son oku, onun vizörlü kaskına daha isabet bile etmeden önce Ivara, öldürücü atışını çoktan hazır hale getirmişti. İşte oradaydı: MYrmidon. Warframe’lerin katili. Savunmasız. Güzellik, simetri, hatta dil kapasitesi bile… ham güç için feda edilmişti. Ama yüzü… yüzü Orokin’i taklit eden bir yüz idi: Warframe’lerin asla öldürmemek için yemin ettiği o yüz. O soluk bir şekilde gülümsedi, sevimsiz yüzündeki sırıtış her ikisinin de durumun farkında olduğunu anlatmaya yetiyordu.

▌Ivara

‘Yedi’nin Üyeleri’ meclisinin görkemli kapıları açıldı. Cilalı karanlıktaki yankılanan genişlik karşısında Ivara, ödülünü sürükledi. Toplanan Konseyin önüne onu fırlattı ve onunla beraber Myrmidon’un hırpalanmış kaskını da. Burada kendi halkının elinde adaletle karşılaşacaktı. Burada düşmüş arkadaşlarının intikamını alacaktı. Yargılarını bekleyen Yediliye doğru baktı. Myrmidon ayağa kalktı, bir omuzdan tozları aşağılayıcı bir fiske ile temizledi. Yediliden biri öne doğru eğildi, ufak tefek başından gizemli bir şeyi çıkardı -hassas gümüş bir kafes- onu, onlardan ayıran yüksekteki, göğüs hizasında olan obsidiyen eğrisine yerleştirdi. Ardından Myrmidon aniden cansız bir şekilde yere yığıldı. Ivara olanları anlamadı. Neden? Neden? Görkemli bir ses ismini tonladı. Orada vasiyet hükümlerini gerçekleştiren Ballas vardı. Ona şöyle dedi: “Sen savaş ve sadakan testinden geçtin. Arkadaşların, onlar hak ettiklerini buldu. Uyum sağlayamadılar. Üstesinden gelemediler. Ve artık yoklar. Ama sen, Ivara. Sen yaşayacaksın. Hatırlanacaksın.” Onun savaş yoldaşları ise, hatırlanmayacaktı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.